ÖN SÖZ

INDIGO, AMLA, KINA, CASSIA İLE SAÇLARINIZI SAĞLIKLA RENKLENDİRİN

Günümüz dünyasında her geçen gün daha fazla insan toksik etkilerden uzaklaşmak için doğala ve doğal yaşama dönüyor. Bu dönüş çoğu zaman alışkanlıkların değişmesini gerektiriyor.  Dünyaya gözlerimizi açtığımızdan bu yana bize öğretilen doğruları değiştirmek içinse biraz zamana ve çabaya ihtiyaç duyuyoruz. Bazen bu yol zahmetli görünse de sonucunu bilmek huzurlu hissettiriyor.  Bu huzuru bundan sonra saçlarınızda indigo, kına, amla ve cassia kullanarak yaşayabilirsiniz.

Piyasada bitkisel, organik adı altında satılan kimyasal saç boyalarından farklı olarak indigo, amla, kına ve cassia; gerçek BİTKİSEL, DOĞAL saç boyasıdır. Ağaçların kurutulmuş yapraklarının toz halidirler. Özlerinde bulunan doğal pigmentler sayesinde saçınızın koruyucu tabakasına zarar vermeden saçınızı renklendirir. Saçınızın doğal yapısını bozmadan renklendirdiği için zaman içinde tüy tüy incelmiş saçlar yerine sağlıkla parlayan saçlara sahip olmanıza yardım eder.

Bu tozları farklı oranlarda karıştırarak istediğiniz renkte saçlarınızı boyayabilirsiniz. Detaylı bilgi için 0 850 532 64 88 arayabilirsiniz.



SON SÖZ

Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsını karşılamaya yetecek olanı değil. (Mahathma Gandhi)

Bence, biz insanoğlu, sanayileşince hayat döngüsünü bozduk. Aslında insanoğlu kendi için üretip, tüketip, atığını da dönüştürmeye göre programlanmış. Ancak topraktan uzaklaştıkça kendinden ve kendi bireyselliğinden uzaklaşmış. Kendi imzasını bırakamaz olmuş. Toplu hareket etmeyle birlikte özgürlüğünden olmuş.

Bu bireysellikten uzaklaşma, insanın tüketeceği kadarını üretmekten uzak, hep daha fazlasına sahip olmaya itmiş. Ürettiğinin kıymetini bilmeyi, şükran duymayı, nimet için teşekkür etmeyi unutturmuş. Kolayca çöpe atma, fütursuzca harcama davranışına dönüşmüş. Sonucunda da atık yığınları oluşmuş.

Atalarımız, şifayı doğadan bulmuş. Çiçekleri ve bitkileri yeri gelmiş kurutmuş, yeri gelmiş suyunu kullanmış, ezmiş, farklı şekillerde iyilik halini elde etmek için kullanmış. Ancak sanayileşmeyle birlikte bu doğal şifanın yerini, laboratuvar ortamında yaratılan sentetikler almış. Doğadan gelen bilgelik, hem daha hızlı hem daha fazla hem daha ucuz olan sentetik ile ikame edilmiş. Ama burada insanoğlunun önce fiziksel sonra ruhsal sağlığının bozulması umursanmamış. Çıkan atıkların da dünya anayı kirlettiği, tükettiği umursanmamış. Sentetik, suni bir hayat yaratılmış.

Tüm bunlar döngüden kopmuş, ruhsal olarak tatminsiz, mutsuz, depresyonda bir insanoğlu yaratmış.

KISACA seçimlerimiz, bizim sonucumuz olmuş.

Sonucun değişmesi bizim elimizdeyse; farkında olur, fark ettirebilirsek birbirimize.. Çalışırsak ve denersek, neden olmasın. Önce kendimizi sonra ailemizi temiz tutarsak, hem hayatımızı hem de hayatın kendisini olumlu yönde etkileriz.

Sevgiyle kalın..

Esen